Günümüze kadar geliştirilmiş olan robotlar hem mekanik anlamda hem de kontrol/bilişim anlamında ciddi noktalara geldi. Çoğu endüstri kolunda yapılan işler artık robotlar tarafından yürütülüyor. Bunun ötesinde insansı robotların gelmiş olduğu nokta daha da çarpıcı geliyor olsa gerek. Eğer benimle hemfikir değilseniz aşağıdaki videodan Bostan Dynamics’in insansı robotunun son gösterisini izlemenizi tavsiye ederim.

Mekanik dostlarımızla günlük hayatta daha da sık buluşmamıza az kalmış olabilir. Bütün bu heyecan verici gelişmelerin yanında bilindik, klasik robot tasarımı fikirlerinin verimli olmadığı alanlar da mevcut. O alanlardan bir tanesi sualtı doğal yaşamın incelenmesi ve gözlemlenmesi. Bu alanı önemli kılan birçok etken var. Sualtı canlıların sosyal davranış ve etkilesimlerini inceleyerek onlardan esinlenmek, günümüzün en büyük problemlerinden olan küresel ısınmanın etkilerini gözlemlemek, ve yüzen canlıların inceleyerek yeni mekanizmalar keşfetmek bu etkenlerden bazıları. Bu yazımızın merkezinde bulunan haberi okumadan önce, “Bilindik, klasik robot tasarimi” cümleciğini biraz açmakta yarar var. Klasik robotlar sert parçaların (sert kollar, gövde vs.) mekanik eklem veya motorlarla bağlanması ve onların elektronik parçalarla kontrol edilmesiyle oluşturuluyor. Bu prensiple üretilmiş robotlar sualtı araştırmaları için kısıtlayıcı özelliklere sahip olabiliyor. Örneğin balıklar vücutlarını bükerek hareket ederken, robotları hareket ettirmek için kullanılan pervaneler doğal sualtı gözlemine kısıtlama getiren etkenlerden biri. Bu ve benzeri etkenler bilim insanlarını yumuşak dokulu robotlar yapmaya yönlendiriyor. Yumuşak dokuya sahip robotlar balıklar gibi bükülebilerek hareket edebilir, sualtı canlılarını doğal hayatını bozmadan onlara yaklaşabilir veya yumuşak yapılarından dolayı dar ve karmaşık geometrilere sahip sualtı mağaralarında hareket edebilirler. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Daniela Rus’un öncülüğündeki araştırma grubu bu ihtiyaçları karşılayacak SoFi adındaki robotlarını geçtiğimiz aylarda Science Robotics dergisinde paylaştı [1].  Robotun en önemli özelliklerinden biri yukarıda bahsettiğimiz şekilde yumuşak bir gövdeye sahip olması. SoFi, yumuşak gövdesinin içine ömülü olan hidrolik pompa sayesinde kuyruğunun iki tarafına farklı miktarlarda sıvı pompalayarak kuyruğunu bir balık gibi bükebiliyor ve yüzebiliyor. İki boyutta, yani bir düzlem üzerinde bu şekilde hareket eden SoFi, aynı zamanda kaldırma kuvvetini kontrol edebileceği bir üniteye sahip. Bu ünite sayesinde yukarı ve aşağıya da hareket edebiliyor. Bir balık gibi hareket edebilen SoFi, ön tarafında kamera da bulunduruyor. Kamera sayesinde canlı ve otomatik gözlem yapma kapasitesine sahip olan SoFi kameradan elde ettiği görüntülerle sualtı zemininin haritasını da elde edebilme kapasitesine sahip. SoFi’nin bir diğer özelliği ise basit bir manevra kolu aracılığıyla bir dalgıç tarafından kolaylıkla kontrol edilebilmesi. SoFi’yi daha yakından görmek isteyenleri aşağıdaki videoyu izlemeye davet ediyorum.

 

Hazırlayan: Fazıl Emre Uslu

Düzenleyen: Bilge San

 

Kaynaklar:

[1] http://robotics.sciencemag.org/content/3/16/eaar3449

Görsel:           http://absfreepic.com/free-photos/download/blue-fishes-3072x2304_22007.html

Not: Görsel temsilidir.