Okuma süresi: 3 dk

Günümüzde robotlar hem mekanik anlamda, hem de kontrol/bilişim anlamında çok gelişmiş düzeylere geldi. Çoğu endüstri kolunda üretim artık robotlar tarafından yürütülüyor. İnsansı robotların gelmiş olduğu nokta ise bize çok daha da çarpıcı geliyor. Eğer benimle hemfikir değilseniz, Boston Dynamics’in insansı robotu Atlas’ın son gösterisini izlemenizi tavsiye ederim. Görünüşe göre, mekanik dostlarımızla günlük hayatta daha da sık buluşmamıza az kalmış olabilir.

Robotik alanındaki gelişmeler heyecan verici olsa da, bilindik, klasik robot tasarımı fikirlerinin verimli olmadığı alanlar da mevcut. O alanlardan bir tanesi sualtı doğal yaşamın incelenmesi ve gözlemlenmesi. Bu alanı önemli ve ilginç kılan birçok etken var. Sualtı canlıların sosyal davranış ve etkileşimlerini inceleyerek onlardan esinlenmek, günümüzün en büyük problemlerinden küresel ısınmanın etkilerini gözlemlemek ve yüzen canlıları inceleyerek yeni mekanizmalar keşfetmek bu etkenlerden yalnızca bazıları. Bu yazımızda, sizinle sualtı doğal yaşamı incelemek için geliştirilen yumuşak dokulu robotlar hakkında 2018 yılında yayımlanan bir çalışmayı paylaşacağız.

Bu yazımızın merkezinde bulunan haberi okumadan önce, “Bilindik, klasik robot tasarımı” cümleciğini biraz açmakta yarar var. Klasik robotların yapısı, birbirine mekanik eklem ve motorlarla bağlanan sert parçalar (sert kollar, gövde vs.) ve onları kontrol eden elektronik parçalardan oluşuyor. Bu prensiple üretilmiş robotlar sualtı araştırmalarını kısıtlayabiliyor. Örneğin balıklar vücutlarını bükerek akıcı bir şekilde hareket ederken, robotları hareket ettirmek için kullanılan pervaneler böyle esnek değil. Bu ve benzeri etkenler bilim insanlarını yumuşak dokulu robotlar yapmaya yönlendiriyor. Yumuşak dokuya sahip robotlar balıklar gibi bükülerek hareket edebilip, sualtı canlılarına onları ürkütmeden yaklaşabiliyor. Yumuşak yapıları sayesinde de dar ve karmaşık sualtı mağaralarını inceleyebiliyor.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Daniela Rus’un öncülüğündeki araştırma grubu, bu ihtiyaçları karşılamak üzere geliştirdikleri SoFi adındaki robotu geçtiğimiz aylarda Science Robotics dergisinde çıkan makalelerinde tanıttı [1]. Robotun en önemli özelliklerinden biri yukarıda bahsettiğimiz şekilde yumuşak bir gövdeye sahip olması. SoFi, yumuşak gövdesinin içine gömülü olan hidrolik (su basıncıyla çalışan) sistem sayesinde kuyruğunun iki tarafına farklı miktarlarda sıvı pompalayabildiği için, kuyruğunu bir balık gibi bükerek yüzebiliyor. İki boyutta, yani bir düzlem üzerinde bu şekilde hareket eden SoFi, aynı zamanda suyun kaldırma kuvvetini kontrol edebildiği bir üniteye sahip. Bu ünite sayesinde yukarı ve aşağıya da hareket edebiliyor. Bir balık gibi hareket edebilen SoFi’nin ön tarafında bir kamera da bulunuyor. Kamera sayesinde canlı ve otomatik gözlemler yapan SoFi, elde ettiği görüntülerle sualtı zemininin haritasını da çıkarıyor. SoFi’nin bir diğer özelliği ise basit bir manevra kolu aracılığıyla bir dalgıç tarafından kolaylıkla kontrol edilebilmesi.

SoFi’yi daha yakından görmek isteyenleri aşağıdaki videoyu izlemeye davet ediyorum.

Yazar: Fazıl Emre Uslu

Editör: Bilge San

Kaynakça:

[1] Katzschmann, R.K., DelPreto, J., MacCurdy, R., Rus, D. Exploration of underwater life with an acoustically controlled soft robotic fish. Science Robotics  21 Mar 2018: Vol. 3, Issue 16, eaar3449. DOI: 10.1126/scirobotics.aar3449

Not: Görsel temsilidir.