Kapak fotoğrafı: Beyin araştırmacısı ve sinestet Prof. Dr. Danko Nikolić’in kendi kaleminden yıl, ay ve mevsim algısı. Her bir ayın renk hissi birbirinden farklı görünüyor. (kaynak: CC BY-SA 3.0)

Siz daha önce bir müzisyene hiç akoru daha mavi çalmasını söylediniz mi? Ya da bir çarpım işleminin sonucunu kırmızı beklerken yeşil bulup üzüldünüz mü? Hapishane kelimesinin tadı sizce pastırmamsı mı, yoksa domatesimsi mi? Bu absürt soruları yoldan geçen herhangi bir insana sorduğunuzda büyük ihtimalle mantıklı konuşmadığınızı düşünecek, tercihen sizin olmadığınız bir ortama doğru hızlıca uzaklaşacaktır. Fakat aynı soru, sinestezi yaşayan insanlara çok mantıklı gelecektir. Peki neden? Yoksa delirdiler mi?

Sinestezi, tıbbi (nörolojik) manasıyla, temel bir duyu uyarımının asal algının yanında ikincil bir duyu algısına daha yol açmasına verilen addır. Türkçeye duyum ikiliği şeklinde çevrilebilir. Sinestezi kelimesi, anestezi (=his yokluğu) kelimesine benzer şekilde, Yunanca syn ve aestesia kelimelerinden, “his birliği” anlamına gelecek şekilde türetilmiştir.  Bir hastalık olarak tanımlanmıyor olsa da, sinestezi yaşayan insanlar, sinestetler, iki tür nörolojik algıyı istemsiz olarak aynı anda yaşarlar.

Aslında sinestezinin teorisine göre herhangi iki hissin karışımı sinestezi alanına girse de, en çok rastlanan sinestezi türleri yazı veya müziğin renk olarak algılanmasıdır. Yazı-renk sinestetleri, önlerindeki harf, kelime ya da rakamları farklı renklerde görür. Benzer şekilde, müzik-renk sinestetleri müzik dinlerken gözlerinin önünde bir renk cümbüşü görürler. İşaret dili bilen insanlarda dahi işaret harfleri üzerinden renk sinestezisi görülmüştür.

En sık rastlanan sinestezi türlerinden olan yazı-renk sinestezisine farazi bir örnek. Bu tür bir sinestete her bir harf farklı tonda görünecektir. Araştırmacılar bu tür bir sinestezinin hafızaya yardımcı olabileceğini düşünüyorlar. (kaynak: Public Domain)

Sinestezide iki algı birbirini iptal etmez, yalnızca birbirine eklenir. Yani müzik-renk sinestetleri müziği normal şekilde duyabilmeye devam eder. Algıların birbiriyle ilintisi genelde tek yönlüdür; tat algıladığında ses duyan bir sinestet, ses duyduğunda tat almayacaktır. Ayrıca algılar oldukça özgüldür; şu ana kadar 80 farklı sinestezi türü belgelenmiştir. Bunların arasında duyguları tatma/koklama/görme, başkasına dokunulduğunda kendine dokunulmuş gibi hissetme, müziği/harfleri/zamanı uzay koordinatları olarak algılama, belirli sesleri duygu olarak hissetme ve benzeri birçok farklı duygu ikiliği bulunur.

Şimdiye kadar sinestezinin bireysel bildiri dışında bir teşhis mekanizması bulunamamıştır. Doğduğumuzdan beri yaşadığımız herhangi bir deneyim, bize “normal” gelecektir. Fakat renk körlüğünde de çoğunlukla rastlandığı gibi, diğer insanlara nazaran farklı duyumlar aldığımızı zamanla fark ederiz. Sinestezinin yaygın olarak bilinmemesinin sebebi, sinestetlerin insanların çoğunluğundan farklı bir algı dünyası yaşadıklarını fark etmemeleri, veya fark ettiklerinde bunu aykırı bir olgu olarak görüp diğer insanlardan saklamalarıdır.

İnsan beyni gelişirken nöronlar başlangıçta birbirleriyle çok sayıda bağlantı kurar, ve nöronların zamanla bu bağlantılar seçmeli olarak kesilir. Başka bir deyişle, beyindeki farklı fonksiyonların oluşması, nöronlar arasındaki bağlantıların özgül olarak seçilerek gereksiz bağlantıların kopmasına bağlıdır. Sinestezi hakkındaki en popüler teoriye göre, sinestetler gelişim çağındayken bu seçici bağlantıların bir kısmı hiçbir zaman kopmadığı için, alınan bir duyuma farklı fonksiyonlara sahip iki farklı beyin bölgesi aynı anda cevap verebiliyor ve dolayısıyla bir bilgi karmaşası yaşanıyor olabilir. Birçok neslinde işitsel-görsel sinestezi yaşayan birey olan üç aile üzerinde yapılan DNA dizilimi analizinde, beyin hücrelerinin birbirine nasıl bağlandığını kontrol eden altı genin normalden farklı olduğu saptanmış. Araştırmanın sonuçlarına göre farklı beyin bölgeleri arasındaki bağlantılar sinesteziye yatkınlık sağlıyor olabilir.

Beynimizde fiziksel hisler (görme, duyma, tat alma, koku alma, dokunma) korteks bölgesinde belirli bölgelerde bulunup farklı deneyim ve işlere ayrılıyor. Sinestetler gördükleri renkleri işitebildiklerinde, beyin taramalarında görme ve duyma bölgeleri aydınlanıyor. Araştırmacılar sinestetlerin beyin devrelerinin, şu anda nasıl olduğunu bilmesek de, genetik temellerle beraber olarak normal insanlardan farklı geliştiğini düşünüyor.

Sinestezi, hastalık olarak kabul edilmez ve insan hayatına olumuz bir etkisi yoktur. Hatta 40 kişi üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, insanların beşte biri hafif sinestezi belirtileri gösteriyor olabilir. Araştırmaya katılan insanlar deneyde ani ışık veya görsel hareketler gördüklerinde –aslında var olmayan– uğultular duyduklarını belirtmiş. Deneyde kafalarında duydukları uğultular onlara genel arka plan sesleri gibi gelmiş, yani normal hayatta da böyle bir şey yaşadıklarını fark etmemiş olabilirler. Araştırmacılar, normal hayatta görsel ve işitsel uyarımların çoğu zaman aynı anda hissedilmesinden dolayı bu iki olay arasındaki bağ beynimizde güçlendiği için, hafif sinestezinin insan nüfusunda doğal olarak yaygın olabileceğini düşünüyor. Bu bize bir avantaj sağlıyor da olabilir; deney sırasında görsel-işitsel bağ kurabilen insanların duydukları farklı Mors kodlarını ayırt etmekte de daha başarılı oldukları ortaya çıkmış. Diğer güçlü sinestezi türlerinde iki his arasındaki bağ bu kadar kuvvetli değil. Örneğin, kelimeler ve renkler, ya da sesler ve dokunuş sıklıkla aynı anda meydana gelmediği için, bu iki hissin beynimizde birbiriyle çağrışması yaygın değil.

Sinesteziye yardım etmesi muhtemel olan başka bir şey de egzersiz. Başka bir araştırmada 14 insan dokuz hafta boyunca günde otuz dakika 13 harfi belirli renklerle görmek için alıştırma yapmışlar. Bu deneyin sonunda harfleri renkli görmeyi başarmakla kalmamış, bazı harflerle bazı duyguları da çağrıştırmaya başlamışlar. Bazıları X harfinin sıkıcı, W harfinin sakin olduğunu bile belirtmiş. Deneydeki şaşırtıcı diğer bir sonuç ise deneye katılanların IQ’sunun kontrol grubuna göre ortalama 12 puan artmış olması. Bu artış deneye katılanların okuma ya da matematik yeteneklerinin artmasından değil, kendilerini örüntü ya da şekil düzeni tanıma ve algılama üzerine eğitmesinden geliyor. Egzersize tabi tutulan insanlar üç ay sonra test edildiklerinde yapay sinestezi öğelerini çoğunlukla kaybettikleri saptanmış. Bu da sinestezinin gelişimsel bir yönü olduğunu ve çocuklukta güçlenmiş olabileceğine işaret ediyor. Bu şekilde bir bilişsel eğitim ileride hassas beyin fonksiyonu sahibi bireyler üzerinde, örneğin hiperaktif çocuklar ve bunama yaşayan yaşlılar üzerinde kullanılabilir.

Onlarca türü olan sinesteziyi tanımlamak örneklerden anlayabileceğiniz kadarıyla güç. Bu yüzden, her tür his karışımını sinestezi olarak tanımlamaktan kaçınan ideastezi kavramı ortaya atılmış. İdeastezi, sinesteziye nazaran daha soyut, felsefi ve genelgeçer bir olguya işaret ediyor. Türkçeye “kavram/fikir hissi” olarak çevrilebilir. İdeastezi teorisine göre, sinestezi kategorisine giren olguların birçoğu aslında beyne duyusal değil, anlamsal temsil ve çağrışımlar olarak yansıyor. Başka bir deyişle, beynin algılayabileceği sinirsel uyarımların anlamı, duyusal özelliğinden daha önemli. Klasik düşünceye göre, duyular beynimizde duyu merkezlerinde algılandıktan sonra, düşünceye dönüşüyor. İdeastezi teorisine göre, gerçek bundan biraz daha farklı. Örneğin, 5 rakamını ve S harfini harf-renk sinestetleri normalde farklı renklerde algılar. Bu iki sembolü aynı görünecek şekilde yazdığımızda ise, gördükleri renk hangi sembolü gördüklerini sandıklarına bağlıdır. Beyne gelen görsel veri aynı olduğu halde çıkarılan anlamın farklı olması, düşünürleri algılarımızın anlamının duyularımızdan daha önemli olduğu fikrine itmiştir. Bu anlamda hepimiz birer ideastetiz: Hepimiz içten içe kırmızı rengin sıcak, mavi rengin soğuk olduğunu düşünürüz. Parlak renkler ve ince çizgiler hepimize tiz gelirken, mat renkler ve kalın çizgiler hepimiz için pestir. Bu fikirlerin çoğu kültürel olarak edinilse de, deneyler bazı çağrışımların doğuştan olabileceğine işaret ediyor. İdeasteziye göre, duyu algılarımız dünya hakkındaki kavramsal algılarımız tarafından şekillenir. Bu bağlamda ideastezi, soyut ve duygusal kavramların bir birleşimi olan sanatı, ya da dilde mecazi kavramları algılayabilmemizin de çok iyi bir açıklamasıdır.

İdeastezi deneyi: Bu iki şekildeki cisimlerin birinin adı Kiki, diğerininki Buba. Sizce Kiki hangisi? Sağdaki cismin adının Buba olduğu sizce de apaçık değil mi? Kültür ve dilden bağımsız olarak çoğumuzun aynı algıyı yaşaması ideasteziye örnek olarak gösterilebilir. (kaynak: CC BY-SA 3.0)

Max Planck Beyin Araştırmaları Enstitüsü’nde görevli Prof. Dr. Danko Nikolić’in ideasteziyi kaliteli çizimlerle açıklayan bir TED konuşmasını Türkçe altyazılı olarak şu videoda bulabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=GIF2tssedLI

Hazırlayan: Bilge San
Düzenleyen: Burcu Gümüşçü

Kaynakça:

Atkinson, J., Lyons, T., Eagleman, D., Woll, B., Ward, J. (2016). Synesthesia for manual alphabet letters and numeral signs in second-language users of signed languages. Neurocase. 22(4):279-386.

Bor, D., Rothen, N., Schwartzman, D.J., Clayton, S., Seth, A.K. (2014). Adults Can Be Trained to AcquireSynesthetic Experiences. Scientific Reports. 4:7089.

Dapcevich, M. (2018). Why Do Some People “Hear” Color? It Could Be Genetic. . 11 Temmuz 2018 tarihinde http://www.iflscience.com/brain/why-do-some-people-hear-color-it-could-be-genetic/ sitesinden alıntılanmıştır.

Davis, J. (2017). Up To One-Fifth Of The Population May Have A Mild Form Of Synesthesia. 11 Temmuz 2018 tarihinde http://www.iflscience.com/brain/up-to-onefifth-of-the-population-may-have-a-mild-form-of-synesthesia/ sitesinden alıntılanmıştır.

Day, S.A. (2018). Definition. 11 Temmuz 2018 tarihinde http://www.daysyn.com/Definition.html sitesinden alıntılanmıştır.

Day, S.A. (2018). Demographic aspects of synesthesia. 11 Temmuz 2018 tarihinde http://www.daysyn.com/Types-of-Syn.html sitesinden alıntılanmıştır.

Fassnidge, C., Marcotti, C.C., Freeman, E. (2017). A deafening flash! Visual interference of auditory signal detection. Consciousness and Cognition. 49:15-24.

http://www.iflscience.com/brain/brain-training-can-teach-synesthesia-perception/

Nikolić, D., nenatv. (2014). Ideasthesia: How do Ideas Feel? 11 Temmuz 2018 tarihinde https://ed.ted.com/lessons/ideasthesia-how-do-ideas-feel-danko-nikolic sitesinden alıntılanmıştır (Türkçe altyazı mevcut).

Taub, B. (2016). Sign Language Produces Color Visions In People With Synaesthesia. 11 Temmuz 2018 tarihinde http://www.iflscience.com/brain/sign-language-produces-color-visions-in-people-with-synaesthesia/ sitesinden alıntılanmıştır.

Tilot, A.K., Kucera, K.S., Vino, A., Asher J.E., Baron-Cohen, S., Fisher, S.E. (2018). Rare variants in axonogenesis genes connect three families with sound–color synesthesia. PNAS. 115(12):3168-3173.

https://en.wikipedia.org/wiki/Ideasthesia

https://en.wikipedia.org/wiki/Synesthesia