Okuma süresi: 1 dk

İnsanlarda ve diğer hayvanlarda mide-bağırsak sistemi buraya uyum sağlamış bakterilerle doludur. Midede ve bağırsaklarda yaşayan bakteriler kulağa pek hoş gelmese de bunların çoğu zararsız hatta bazıları faydalıdır. Yiyeceklerdeki besinlerden faydalanmamızda, enfeksiyonlara karşı savaşmamızda ve zararlı bakterileri vücudumuzdan uzak tutmada bize yardımcı olurlar.

Mide bakterilerinin düşünceleri ve duyguları etkilediğine dair destekleyici çalışmaların sayısı her geçen gün artıyor. Fakat bunu nasıl yaptıkları henüz tam anlaşılabilmiş değil. Fareler üzerinde yapılan araştırmalar, mide bakterilerinin beynin kaygı merkezine giden belli tip molekülleri düzenleyerek duygu halinde değişiklik yaratabileceklerine işaret ediyor. Bahsi geçen moleküller hücrelerdeki protein üretiminin düzenleyecilerinden olan “microRNA”lar.

Dr. Clarke ve araştırma grubu iki grup fareyi karşılaştırarak bu sonuca ulaştı. Birinci grupta midelerinde bakteri olan normal fareler, ikinci grupta ise vücutlarında bakteri bulundurmayan steril ortamda yetiştirilmiş fareler vardı. Araştırmacılar, bu iki grubun beyinlerinin kaygı kontrolünden sorumlu bölgelerini incelediler. Normal farelere göre, steril farelerin beyinlerinde microRNA miktarları farklıydı. Aynı zamanda bu fareler farklı davranışlar da sergilemekteydi. Steril farelere daha sonradan bakteri verildiğinde microRNA miktarları eşitlendi ve davranışlardaki farklılıklar kayboldu.

Bu yeni çalışmalar mide-beyin ilişkisine ışık tutarken, zihin sağlığı için yeni tedaviler geliştirilmesinin de önünü açabilir.

Bilimle kalın!

Kaynak: A. Hoban et al. Microbial regulation of microRNA expression in the amygdala and prefrontal cortex. Microbiome. August 25, 2017.