Aslında bağışıklık sistemimiz tümörleri yok etme becerisine sahip; ama bazen gaza getirilmeleri gerekebiliyor! Nasıl mı? Gelin önce genel olarak aşıların ne olduğunu hatırlayalım ve sonrasında kanser aşılarının güncel durumuna bir göz atalım.

Aşılar vücudu hastalıktan koruyan ilaçlardır ve bağışıklık sistemini eğiterek onun vücuda zararlı maddeleri tanıma ve yok etmesine yardımcı olurlar. Vücuda ait olmayan hücrelerin yüzeylerinde bulunan maddelere antijen denir ve genellikle bağışıklık sisteminin o antijene özgü olarak ürettiği antikorlar tarafından saldırıya uğrayarak yok edilirler. Antikorlar hem antijenlere bağlanarak o hücreleri etkisiz hale getirirler hem de bağışıklık sisteminin ayağını frenden kaldırıp gaza basmasını sağlayarak katil T hücrelerini kanser hücreleri üzerine salarlar. Böylece, bağışıklık sistemi gelecekte de aynı antijenlere tepki vermesine yardımcı olacak bir “hafıza” oluşturmuş olur.

Kanser aşıları “Önleyici” ve “Tedavi Edici” olarak ikiye ayrılır. Önleyici aşılar kansere yakalanmadan önce koruma amaçlı olarak uygulanır. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (U.S. Food and Drug Administration – FDA) tarafından onaylanan iki kanser önleyici aşı vardır: rahim ağzı kanserine yol açan virüs olan Human papillomavirus’a (HPV) karşı ve uzun süreli enfeksiyonunun karaciğer kanseri riskini arttırdığı bilinen Hepatit B virüsüne (HBV) karşı. HPV aşısının gözle görülür başarısı 7 Mart’ta çıkan “Avustralya kanser türlerinden birini tamamen ortadan kaldıran ilk ülke olabilir” başlıklı bir haberle şu şekilde duyuruldu: Avustralya’da HPV aşısı okullarda ücretsiz dağıtılarak; 18-24 yaş arasındaki kadınlarda görülen rahim ağzı kanser oranı 2005-2015 yılları arasında %22.7’den %1.1’e düşürülmüş. İkinci tip olan tedavi edici aşılar ise bir çeşit immünoterapidir; yani bir hastalığı tedavi etmek için bağışıklık sisteminin yanıtını tetiklemek, arttırmak veya baskılamak yollarını kullanmak. Tedavi edici aşılar, kanserle savaşmak için vücutta bulunan doğal savunma sistemini yükseltme prensibiyle çalışırlar ve doktorlar tarafından kanser teşhisi konmuş hastalara tedavi olarak verilirler. Bu aşılar üç şekilde faydalı olabilir: kanserin geri gelmesini engellemek, tedavi sonrası vücutta kalan kanser hücrelerini yok etmek veya bir tümörün büyümesini veya yayılmasını durdurmak. Bu yazıda – son gelişmelerin verdiği heyecanla – kanseri tedavi eden aşılar üzerinde duracağız.

Kanseri tedavi eden aşılar nasıl çalışır?

Kanser tedavisine yönelik aşılar bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine özgü antijenleri tanıma ve yok etme yeteneğini yükseltirler. Çoğu kanser aşısı bağışıklık tepkisini kuvvetlendirecek yardımcı maddeler de içerirler. İlk başta da belirttiğimiz gibi aslında zaten bağışıklık sistemimiz kanser hücrelerini tespit edip yok etme becerisine sahip; fakat maalesef tümörler vücudumuzdaki kiralık katil T akyuvar hücrelerine (T hücreleri) bağlandığı zaman onları etkisiz hale getirip büyümeye devam edebiliyor ve bu noktada bağışıklık sistemimizin yardımına aşı takviyesi koşuyor.

Bazı kanser aşıları hastanın tümör örneğinden hastaya özel üretilirken, bazıları belli başlı kanser antijenlerini hedef alırlar. Çoğu tedavi edici kanser aşısı halen sadece klinik deneme fazında gönüllüler üzerinde denenmektedir. Erkekler için metastatik prostat kanseri aşısı “Sipuleucel-T” (PROVENGE®) bu aşamayı geçerek 2010’da FDA tarafından onaylandı. Bu aşı hastaya özel uygulanan bir dizi işlemi içermekte: hastanın kanından akyuvarlar ayrılarak laboratuvarda modifiye ediliyor ve prostat kanser hücrelerini tanıyan ve hedefleyen hale getiriliyor. Daha sonra hastanın kanına damar yoluyla geri konarak bağışıklık sistemine prostat kanser hücrelerini tanımayı ve yok etmeyi öğretiyor.

Kanser aşısından bahsedip de Küba’dan bahsetmemek olmaz. Küba’da görülen yüksek akciğer kanseri oranı sebebiyle 1990’ların ortasından itibaren bilim insanları akciğer kanseri aşısı üzerinde çalışmaya başlamış ve geliştirilen “Cimavax” isimli aşı denemelerinde aşı olan hastaların aşı olmayanlara göre 3-5 ay arası daha uzun yaşadıkları gözlemlenmiş. Cimavax Amerika’da da klinik denemelerde kullanılmakta. 2011’den beri Kübalılara ücretsiz olarak sunulan bu aşı dünya çapında 5.000’den çok hastaya uygulanmış ve şu anda Küba, Kolombiya, Peru, Bosna Hersek ve Paraguay’da uygulanıyor. Küba’da “Vaxira” isimli bir kanser aşısı daha geliştirilmiş. Küba ve Arjantin’de uygulanan bu aşının ömrü 2 aya kadar uzattığı gözlemlenmiş; fakat hakkında daha az bilgi var ve henüz hayvanlarda test aşamasında.

Fareler üzerinde yapılan bir tedavi edici kanser aşısı araştırması (Sagiv-Barfi vd., 2018) ise Ocak 2018’de yayınlanan başarılı klinik sonuçlarıyla dünya çapında büyük yankı uyandırdı (Kaynaklar arasında haberin yayınlandığı önemli sitelerden birkaçını bulabilirsiniz):

Kanser “aşısı” farelerde bağışıklık sistemini harekete geçirerek tümörleri yok edebiliyor

Fareler üzerinde yapılan bu araştırmada, tümörlere bir karışım enjekte ederek bağışıklık sistemini saldırıya teşvik etmenin yeni bir yolu anlatılıyor. İşin daha da güzel tarafı aşı ile tetiklenen bağışıklık sisteminin sadece enjekte edilen tümörlerle sınırlı kalmayıp vücuttaki diğer tümörlere de saldırması. Daha önce de tümörlerin bağışıklık sisteminin gazabına uğrayabilmesi için bilim insanları onları çeşitli molekül ve virüslerle vurmayı denemişti fakat hayvanlarda başarılı olan adaylar insanda çalışmamıştı. Daha etkili bir yaklaşım geliştirme umuduyla Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Onkolog Ronald Levy ve meslektaşları, bağışıklık sistemini harekete geçiren çeşitli antikorlardan oluşan 20 molekülün kanserle savaş yeteneğini ölçmek için fareleri kullanmış. Araştırmacılar önce hayvanların karınlarındaki iki farklı bölgedeki derinin altına kanser hücreleri yerleştirerek tümör oluşumunu tetiklemiş ve iki tarafta da tümör oluşmasından sonra yalnızca tek taraftaki tümör bölgesine molekülleri çok az miktarda (1 mikrogram yani gramın milyonda biri kadar) enjekte ederek iki tümördeki durumu her bir farede takip altına almışlar. Ve çarpıcı sonuç bir çift molekülün karmasından gelmiş: küçük bir DNA parçası ve T hücrelerini aktive eden bir antikor. Bu iki molekülün tümörlere enjekte edilmesini takiben 10 günden az sürede tümörler yok olmuş, 20 günden az sürede ise uzakta olan metastatik bölgelerdeki (ilaç enjeksiyonu yapılmamış) diğer tümörler de temizlenmiş. Tedavi sayesinde lenfoma olan 90 farenin 87’si tamamen iyileşmiş, 3 tanesinde ise yinelenen kanser ikinci bir dozla başarıyla tedavi edilmiş. Bu yaklaşım spontan olanlar da dahil olmak üzere pek çok tip kanserde (meme, kolon, cilt, vb.) işe yaramış. Bu umut vadeden aşının insanlar üzerindeki klinik denemeleri Ocak 2018’de 15 gönüllü lenfoma hastası üzerinde başladı ve eğer farelerdeki sonuçlar insanlar üzerinde de gözlemlenirse kanser tedavisinde çok önemli yeni bir adım atılmış olacak.

Mart 2018’de yayınlanan başka bir çalışmada (Li vd., 2018) ise; Harvard Wyss Enstitüsü, Harvard John A. Paulson Mühendislik ve Uygulamalı Bilim Fakültesi ve Dana-Farber Kanser Enstitüsü’nden bir araya gelen bilim insanları kanser aşılarında bağışıklık sisteminin kabul edeceği tümöre özgü farklı tip peptitleri (antijenleri) bir araya getirmekteki zorluğu yenmenin yolunu bulmuşlar:

Kişiselleştirilmiş kanser aşısı için antijen yanıtını iyileştiren kolay bir yaklaşım

Bu yeni yaklaşımda, programlanabilir bir biyomateryali deri altına enjekte etme prensibinden oluşan basit bir adsorpsiyon (yüzeye tutunum) yoluyla antijen immunojenliği – yani bağışıklık meydana getirme yeteneği – arttırılmış. Bu sayede ev sahibi hücrelerin dendritik hücre aktivasyonu ve T hücre yanıtı var olan aşılara göre önemli ölçüde yükseltilebilmiş ve aşının denendiği farelerin %80’inde tek bir doz aşı ile büyük HPV tümörleri ve metastazları hızlıca ve tamamen temizlenmiş; ayrıca gelecekte de tümörleri reddedecek bir bağışıklık sistemi hafızası oluşturulmuş. Üç bağımsız tümör modelinden elde edilen sonuçlara göre, kişiselleştirilmiş kanser aşısının dirençli olmasına hizmet eden kolay ve güçlü bir çoklu-antijen platformu geliştirilmiş oldu.

Ayrıca taze çıkan bir haberle öğrendik ki Ulusal Kanser Enstitüsü (National Cancer Institute) Michigan Devlet Üniversitesi’ndeki araştırmacılara, virüs-benzeri parçacıkları kullanarak kansere karşı bağışıklık sistemi yanıtını tetikleyen bir kanser aşısı geliştirmesi için 2.4 milyon dolarlık bir ödenek vermiş. Aşı ilk başta hayvanlardaki kanser hücrelerine karşı test edilecek olup daha sonra insanlarda denenecek.

Her gün kanser aşılarıyla ilgili yeni haberler duymaya devam ediyoruz. Ne diyelim, fareler üzerindeki çalışmalar umudumuz oldu darısı tez* zamanda insanların başına!

*Tabii şunu da hatırlatmak gerekir ki tez zaman dediğimiz bile aslında uzun yıllar alan bir süreç çünkü hayvan testleri başarılı olduktan sonra insanlar üzerinde yapılan klinik denemelerin yıllarca süren toplam dört fazı var. Yine de enseyi karartmamak lazım, gelişmeler gayet olumlu…

Yazıyı derleyen: Saliha Ece Özbabacan
Yazıyı düzenleyen: Mehmet Ali Öztürk

Kaynaklar

Web Kaynakları:

https://www.cancer.net/navigating-cancer-care/how-cancer-treated/immunotherapy-and-vaccines/what-are-cancer-vaccines

https://www.sciencealert.com/australia-eradication-human-papillomavirus-vaccine-scheme

http://biyologlar.com/avustralya-kanser-turlerinden-birini-tamamen-ortadan-kaldiran-ilk-ulke-olabilir-

https://www.usatoday.com/story/news/world/2018/01/09/cuba-has-lung-cancer-vaccine-many-u-s-patients-cant-get-without-breaking-law/1019093001/

Cancer “Vaccine” That Wipes out Tumors Ready for Human Trial

https://med.stanford.edu/news/all-news/2018/01/cancer-vaccine-eliminates-tumors-in-mice.html

http://www.sciencemag.org/news/2018/01/injection-helps-immune-system-obliterate-tumors-least-mice

http://www.independent.co.uk/news/health/cancer-treatment-vaccine-tumours-body-kill-immune-system-stanford-immunotherapy-lymphoma-a8188906.html

http://biyologlar.com/kanser-asisi-farelerde-tumoru-ortadan-kaldirdi#

https://wyss.harvard.edu/personal-cancer-vaccines-get-their-own-boost/

Researchers Are Developing a New Cancer Vaccine Using Virus-Like Particles

https://www.cancer.net/sites/cancer.net/files/phases_of_clinical_trials.pdf

İlgili Makaleler:

Idit Sagiv-Barfi, Debra K. Czerwinski, Shoshana Levy, Israt S. Alam, Aaron T. Mayer, Sanjiv S. Gambhir ve Ronald Levy, Sci. Transl. Med. 10, eaan4488 (2018). “Eradication of spontaneous malignancy by local immunotherapy” (Bölgesel immünoterapi ile spontan habis tümörün ortadan kaldırılması)

Aileen Weiwei Li, Miguel C. Sobral, Soumya Badrinath, Youngjin Choi, Amanda Graveline, Alexander G. Stafford, James C. Weaver, Maxence O. Dellacherie, Ting-Yu Shih, Omar A. Ali, Jaeyun Kim, Kai W. Wucherpfennig ve David J. Mooney, Nature Materials. (2018). “A facile approach to enhance antigen response for personalized cancer vaccination” (Kişiselleştirilmiş kanser aşısı için antijen yanıtını iyileştiren kolay bir yaklaşım)