Dünya üzerinde, tıpkı bir zaman makinası gibi, bizi geçmişe götürebilecek yerler mevcut desek, ne derdiniz? Bu yerlerin başında buzullar geliyor elbette, çünkü buzulların alt katmanlarına doğru inildikçe binlerce yıl evvel donmuş materyallere rastlayabilir, o kadar yıl öncesinin çevresel koşullarına dair fikir elde edebiliriz. Buzullara ek olarak, Arktik permafrost da benzer bir “zaman makinası” işlevi görebilir. Permafrost, en basit tanımlamayla, en az iki yıldır donmuş halde olan toprağa verilen isimdir. Bu toprak parçalarının yüzeyinde aktif bölgeler mevcuttur; bu aktif bölgeler tamamen donuk olmamalarına rağmen birkaç metre aşağıları buzla kaplıdır. Kuzey Yarım Küre’nin neredeyse dörtte biri permafrost ile kaplı olduğundan, bu donuk toprakların hikayesi bizi ziyadesiyle ilgilendiriyor.

Küresel iklim değişikliği, tahmin edebileceğiniz üzere, permafrostu da olumsuz etkiliyor. Yakın zamanlı bir bilimsel vaka çalışmasında, yaz aylarında Arktik Alaska ve Rusya’da eriyen permafrostun küresel iklim değişikliği sebebiyle kış ayları geldiğinde aynı oranda donmadığı ortaya çıkarıldı. Esasen, Arktik permafrost sıcaklığının 1970’ler den beri yükselişte olduğu daha önceden de biliniyordu. Fakat, bu yeni çalışmayla, yıllık yaz-kış çözünme ve tekrar donma döngüsünün bozulduğu, bölgesel de olsa, ilk kez gösterilmiş oldu. Belki bazılarınız “Donuk toprak eriyor, canlanıyor bir nevi, bu belki de kuzeydeki tarım ve yaşam alanlarının artması demek ve bu iyiye delalet olabilir” şeklinde düşünebilir. Fakat üzülerek söylemek durumdayız ki haberler maalesef o kadar iç açıcı değil!

İlk olarak permafrostu kocaman biz buzdolabı olarak ele alalım; bu dolabın içerisinde seneler önce donmuş tonlarca bitki ve hayvan var. Buzdolabı çalışmayı durdurur ısınmaya başlarsa, içerideki bitki ve hayvanlar çözülecek ve etraftaki mikroorganizmalar sebebiyle de bozunmaya başlayacaktır. Milyarlarca tonluk biyokütlenin bozunması ise atmosfere çok fazla oranda karbon dioksit ve metan gazı salınması anlamına gelir. Bu gazların küresel iklim değişikliğini tetikleyen sera gazları arasında olduğu düşünülürse, permafrostun neden çözünmemesi gerektiği konusunda bir fikir sahibi olabiliriz.

Şimdi de permafrostu kocaman bir zaman makinası olarak ele alalım; yüzlerce, binlerce yıl önce donmuş hayvan ve bitkilerin üzerindeki zararlı bakteriler ve virüsler çözünmenin etkisiyle tekrar aktif hale geçip salgın hastalık başlatabilirler. Bu durumun korkutucu bir örneği, 2016’da Sibirya’da yaşandı bile! Seneler önce bir geyik cesedinin donmasıyla uyku haline geçen şarbon endosporları, permafrostun çözünmesiyle uyku halinden uyanıp bölgedeki büyük baş hayvanlara ve ardından insanlara bulaşmaya başladı. Sibirya’daki bu şarbon salgınından dolayı küçük bir çocuk hayatını kaybetti ve 20’den fazla da yetişkin hastalandı. Yıllar yılı verilen büyük tıbbi ve biyomedikal çabalar sayesinde dünyadan temizlenen hastalıkların (ör. çiçek hastalığı, İspanyol gribi) permafrostun çözünmesiyle tekrar “hortlaması” düşünebilecek en kötü senaryolardan yalnızca bir tanesi…

Küresel iklim değişikliği çerçevesinde permafrost çözünme-donma döngüsünün kırılması bazı korkutucu senaryoları akıllara getiriyor, fakat permafrostun varlığını devam ettirmesi bilimsel ilerleme açısından da hayli önem taşıyor. Bilim insanları geçtiğimiz aylarda permafrost örnekleri içinde yaklaşık 40.000 yıllık bir yuvarlak solucan buldular ve laboratuvar ortamında bu hayvanı uykusundan uyandırıp tekrar yaşama döndürebildiler! Bu solucanın incelenmesi, olağandışı çevre koşullarına karşı geliştirdiği adaptasyonların açığa kavuşturulması, kriyobiyoloji (İngilizcesi: cryo-biology) alanında çok büyük gelişmelerin önünü açabilir! Başka bir açıdan bakacak olursak, permafrost erimeye devam ettikçe “zaman makinası”nda donuk halde keşfedilmeyi bekleyen bir sürü biyolojik öğe, belki de biz onlara ulaşamadan çözünüp bozulacak.

Permafrostun donuk bir karbon ve metan deposu olması, içerisinde donuk halde bir sürü mikrop barındırıyor olması ve erimediği müddetçe bir sürü bilimsel gelişmeye göz kırpıyor olması küresel iklim değişikliğine karşı verdiğimiz savaşın ne kadar kuvvetli olması gerektiğini bir kez daha bizlere kanıtlıyor. Üzerinde yaşam sürdürebileceğimiz alternatif bir gezegenin bulunmadığını sürekli hatırlamalı ve hatırlatmaya devam etmeliyiz!

 

Derleyen: F. Gözde Çilingir

Düzenleyen: H. Enis Karahan

 

 

Kaynaklar:

Gannon, M. (2018) Melting Arctic could rapidly unlock ‘deep carbon’ buried in permafrost. 22 Ağustos 2018 tarihinde erişildi: www.livescience.com/63380-arctic-lakes-melt-deep-permafrost.html

Resnick, B. (2018) Melting permafrost in the Arctic is unlocking diseases and warping the landscape. 22 Ağustos 2018 tarihinde erişildi:

www.vox.com/2017/9/6/16062174/permafrost-melting

Russia anthrax outbreak affects dozens in north Siberia (2016) 22 Ağustos 2018 tarihinde erişildi: www.bbc.com/news/world-europe-36951542

Shatilovich, A. V., Tchesunov, A. V., Neretina, T. V., Grabarnik, I. P., Gubin, S. V., Vishnivetskaya, T. A., Rivkina, E. M. (2018) Viable nematodes from Late Pleistocene permafrost of the Kolyma River Lowland. Doklady Biological Sciences 480(1): 100-102.

Welch, C. (2018) Some Arctic ground no longer freezing—even in winter. 22 Ağustos 2018 tarihinde erişildi:

www.nationalgeographic.com/environment/2018/08/news-arctic-permafrost-may-thaw-faster-than-expected/