Okuma süresi: 4 dk

Şu an bulunduğun yere gelene kadar gittiğin okullardan, aldığın eğitimden bahseder misin? Ne gibi bilimsel çalışmalar yaptın?

Sabancı Üniversitesi Biyoloji ve Biyomühendislik bölümünden mezun olduktan sonra, çalışmalarıma hangi alanda devam edeceğime daha iyi karar vermek için Freiburg şehrinde nörobiyoloji alanında meyve sineklerinin hafızaları üzerine bir staj yaptım. Sonrasında ise Münich Max Planck Enstitüsü’nde gene aynı konu üzerinde ikinci stajımı yaparken orada tanıştığım ve o sırada doktora sonrası çalışmalarını sürdüren bir akademisyenin tavsiyesi üzerine Tübingen Üniversitesi moleküler ve hücresel nörobiyoloji alanındaki yüksek lisans programına başvurdum. İki senelik eğitim süresince değişik alanlarda çeşitli laboratuvarlarda çalıştım. Çalıştığım en önemli projeler, kurbağa yumurtaları kullanarak, mutasyona uğradığında  epilepsiye sebebiyet veren KCNQ kanallarının rolü üzerine ve farede omurilik ve optik sinir dejenerasyonu sonrası sinirlerin tekrar uzayabilmesi için hangi moleküllerin rol aldığını araştırma üzerineydi.

Bilimi seçmende seni etkileyen ve ilham aldığın bir kişi, bilim insanı, kitap veya olay var mı? Seni heyecanlandıran, motive eden şeyler neler?

Sabancı Üniversitesi’nin bize sunduğu en önemli olanaklardan biri, çeşitli konularda aldığımız 1 senelik eğitim sonrasında istediğimiz bölümü seçebilme hakkıydı. Biyoloji seçmemdeki en önemli etkenlerden biri çok yenilikçi bir alan olması. Biyoloji seçersem öğrenmenin hiçbir zaman sona ermeyeceğini biliyordum ve benim meraklı, enerjik ve sürekli yeni amaçlara ihtiyaç duyan yapıma tam da bu yüzden çok uygundu.

Yepyeni bir alana dair bir şeyler öğrenmen gerektiği oluyor mu? Oluyorsa ne sıklıkta oluyor ve bu yeni öğrenme sürecini verimli hale getirmek için uyguladığın yöntemler var mı?

Her sene kendi alanımız ile ilgili önemli bir yöntem veya bilgi öğrenmemiz gerektiği durumlarla karşılaşıyoruz. Herkesin uzmanlaştığı konular çeşitlilik gösterdiği için, işin ehline gidip onunla konuşmanın ve ortak projeler için gerekli bağlantılar kurmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda, okuyarak ve uygulayarak öğrenmenin en iyi yol olduğunu düşünüyorum.

Üniversite düzeyinde eğitmen/araştırmacı olarak çalışmayı düşünenlerin sahip olması gereken belirli özellikler olduğunu düşünüyor musun?

Başarıya ulaşmada en önemli adımlardan birinin huzurlu ve destekleyici takım arkadaşlarına sahip olmak olduğunu düşünüyorum. İyi bir takım çalışması için arkadaşlarımızı desteklemenin, onların başarısına katkıda bulunmanın, ve gerekli durumlarda yapıcı eleştirinin takım arkadaşlarımızın kendilerini geliştirmesi için çok önemli olduğuna inanıyorum. Onun dışında, sahip olduğumuz deneyimlerle çözüm üretemediğimiz zamanlarda yeni yollar bulmak için motive olmamız çok önemli. Yılmadan yola devam etmek için de yaptığımız işi sevmek gerek.

Akademik hayatının bir kısmında veya uzun süreli yurtdışında yaşadıysan  gurbete nasıl alıştın? Farklı kültürlerle tanıştıktan sonra değişen bir düşüncen/alışkanlığın oldu mu? 

Bence insan ayırt etmeden her tanıştığımız insanın kültürüne saygılı ve hoşgörülü olmak çok önemli. Siz adım attıkça onların da adım attığını göreceksiniz. Gittiğiniz ülkelerin dillerini öğrenmeye çaba sarf ederek yerel halk ile iletişime geçmek de kolay adapte olmanıza yardımcı olacaktır.

Bu sorulara verdiğin yanıtlar dışında, bilimle uğraşmak isteyen genç öğrencilere söylemek istediklerin, onlara fayda sağlayacağını düşündüğün ve paylaşmak istediğin deneyimlerin var mı?

Öğrencilerin, çevrelerindeki üniversite eğitimi almış insanlara yaşadıkları deneyimleri ve mezun olduktan sonra ne gibi çalışma olanakları bulduklarını sorup bilgilenmeleri önemli. Lise veya üniversite zamanında gördükleri derslerin teorik kısımları onları yıldırmasın,  işin uygulama kısmının çok daha eğlenceli olduğunu hiçbir zaman unutmasınlar. O nedenle bol bol staj yapmak en iyisi.

Çizim: Mehlika Hilal Kırca