Okuma süresi: 3 dk

Parmaklarımızın cama alışması biraz zaman alıyor.

Yeni bir araştırma sonucuna göre camdan bir nesneye dokunduğumuzda parmaklarımızın o nesneyi kavraması 20 saniye kadar uzun bir süre alabiliyor. Bu süre camdan yapılmış her nesne için yaklaşık olarak aynı, örneğin camdan bir bardak ya da akıllı telefon ekranı. Oysa ki cam kadar pürüzsüz olan kauçuktan yapılmış bir cismi tutmak çok daha kolay.

Cam bizim için kaygandır, fakat yine de cam nesne ile parmaklarımız arasındaki moleküllerin etkileşimi sayesinde camı kavrayabiliriz. Bu, parmaklarımız ve cam yüzeyin birbirine değdiği yüzey alanının büyümesiyle yüzeyi kavramamızın daha kolay olduğu anlamına geliyor. Birleşik Krallık ve Fransa’dan araştırmacılar parmaklarımızın kaygan yüzeylere tutunmaya adapte olabilmesi için o yüzeye temas eden toplam deri yüzey alanını değiştirebildiğini keşfettiler. İşte ter bu noktada devreye giriyor.

Biraz ter atalım!

Derideki adaptasyonlar çok küçük bir ölçekte ve derinin dış tabakasında gerçekleşiyor. Deri yüzeyi ”parmak izi” gibi üzerinde çok ufak girinti ve çıkıntıların bulunduğu oldukça pürüzlü yapıya sahiptir. Bu girintiler pürüzlü ya da kauçuk gibi yumuşak yüzeyleri kavramada iyidirler, fakat bu cam yüzeyi için geçerli değildir. Bu yüzden vücudumuz cam gibi pürüzsüz ve sert bir cisme dokunduğunda derimizdeki keratini yumuşatmak için az miktarda ter salgılıyor. Derinin yumuşaması derideki çıkıntıları esnetip düzleşmesini ve bu sayede derinin cam ile temas alanını büyüterek deri-cam arayüzeyindeki sürtünme kuvvetini arttırıyor.

Sonuçları Proceedings of the National Academy of Science (PNAS) dergisinde yayınlanan deneyde bilim insanları camdan bir prizma ve kamera kullanarak yukarıda bahsettiğimiz olguyu gözlemlediler. Bu fiziksel olayın tamamlanmasının aniden değil de birkaç saniyeden 20 saniyeye kadar uzayan bir zaman alabildiğini gördüler. Bu zamanın uzunluğu nesnenin ağırlığı, ne kadar hızlı kavrandığı ve hangi insanın kavradığına göre değişiyor. Aynı etkiyi kauçuk için ölçtüklerinde bu fiziksel olay o kadar hızlı gerçekleşiyor ki kameranın hızı olanları yakalamaya yetmiyor. Tahmini olarak bunun sebebi kauçuğun yumuşak yüzeyi. Derideki çıkıntılar yumuşamaları gerekmeden doğrudan kauçuk yüzeyin içine giriyor.

Deneysel bulgular vücudumuzun kavramak için çok fazla pürüzsüz olan yüzeyleri algıladığının ve ona göre değişebildiğinin göstergesi olmasının yanında gelecekte daha iyi dokunmatik ekranların tasarlanmasında kullanılabilir. Örneğin dokunmatik ekranlar ilerde ufak elektriksel ya da ses titreşimlerini kullanarak parmaklarımızın hissettiği cam dokusunu kontrol edebilir. Örneğin aslında sert ve pürüzsüz olan cam dokusunu sanki yumuşak ya da pürüzlüymüş gibi hissedebiliriz. Derimizin farklı yüzey dokularına verdiği ufak değişiklikleri kullanarak daha hassas dokunmatik ekranları tasarlanabilir. Bunlara ek olarak bu deneysel bulgular cam ve kauçuk gibi ikisi de pürüzsüz olan iki yüzeyi sadece dokunarak nasıl ayırt edebildiğimizi de açıklıyor.

Çeviri: Hasan Yılmaz

Kaynak: Discover Magazine
http://blogs.discovermagazine.com/…/25/sweat-enhanced-grip/…

Makale: B. Dzidek, S. Bochereau, S. A. Johnson, V. Hayward, and M. J. Adams, Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 114 (2017).
doi: 10.1073/pnas.1706233114