Diyelim ki, bir gün yine okul yollarındasınız. Tam da okulun kapısından içeri adım atmak üzereyken, bir anda sanki tam da o anı önceden yaşamış gibi hissediyorsunuz. Elbette ki birçok kez okulun kapısından içeri girdiniz, ama sanki şimdi başka. Çok daha güçlü bir his, tam da şu an, sanki daha önce yaşanmış gibi. Hatta biraz garip, neden bir anıyı bu kadar yoğun ve güçlü yaşıyorsunuz ki?

Bu soruları belki de kendinize daha önce sormuşsunuzdur. Telaş edilecek bir şey yok, aklınızı kaçırmadınız :), sadece dejavu yaşıyorsunuz. Peki nedir bu havalı duyulan dejavu hissi, kimlerde olur, neden olur? Haydi gelin, birlikte bu soruların cevaplarına bakalım!

Dejavu, dilimize Fransızca déjà vu ifadesinden girmiştir. Fransızcada “Çoktan görünmüş” anlamına gelen ifade, dilimizde ise “Bir yeri daha önce görmüş olma veya bir olayı daha önce yaşamış olma duygusuna” denir (Türk dil kurumu, güncel Türkçe sözlük)2.

Fakat, normal bir benzerlik ve dejavu hissini birbirinden ayırt etmek gerekir. Daha önce o ana benzer yaşadığınız her an, dejavu demek değildir. Dejavu daha güçlü, hatta anormal görünen bir tanıdıklık hissi ortaya çıktığında olur. Mesela, internette komik bir videoya denk geldiniz ve bu videoda bir maymun keçiye biniyordu. İlginizi çekti, güldünüz hatta belki arkadaşlarınız ile paylaştınız. Aradan biraz zaman sonra, bir at çiftliğini ziyaret ettiniz ve bir çocuğun küçük bir ata bindiğini gördünüz. Belki, o andaki görüntüyü daha önce izlediğiniz videoya benzetip, bazen farklı tecrübelerin nasıl da birbirine benzediğini, birbirini çağrıştırdığını düşünebilirsiniz. İki hatıra arasında normal bir benzerlik hissi yaşadığınız için, bu tecrübeniz DEJAVU DEĞİL. Fakat, diyelim ki bir gün at çiftliğine tekrar gittiniz ve otlayan birkaç at gördünüz. O an sanki o hissi daha önce yaşamış gibi oldunuz. Sizi normal olmayan, çok daha yoğun bir yaşanmışlık hissi kapladı ve o anı herhangi bir hatıranıza benzerlikten daha güçlü bir şekilde hissettiniz. İşte bu tecrübeniz ise DEJAVU.

Dejavu yaşayan insanların sıklığı toplumda yüzde 30 ila yüzde 100 arasında değişmektedir. Haklısınız, bu sayılar birbirine çok da yakın değil 🙂 Fakat, dejavu yaşayan insanların oranını hesaplamak iki nedenden dolayı zor. Birincisi, dünyadaki herkese dejavu yaşayıp yaşamadığını soramayacağımız için, daha küçük gruplara tecrübelerini soruyoruz. Anket sonuçları da soruları kime sorduğumuza göre değişken olabiliyor. İkincisi, aynı kişilere ayni soruları ikinci kez sorsak bile, dejavu kelimesinin anlamını nasıl tanıttığımıza göre, insanlar çok daha farklı cevaplar verebiliyor. Bu anketlerde insanlara ne sıklıkta dejavu yaşadıklarını sorduğumuzda, birkaç haftada bir ya da birkaç ayda bir cevabını alıyoruz (Evet, bu sonuçlar yine soruları kime sorduğumuza ve soruyu nasıl sorduğumuza göre değişiyor.). Yani özetle, dejavu çok da sık olarak yaşanan bir duygu değil. Eğer yakın zamanda böyle bir tecrübe yaşadıysanız hayli şanslısınız demektir 🙂

Peki dejavuyu kimler tecrübe ediyor? Raporlara göre, dejavu en çok genç insanlarda görünüyor. Toplumun küçük bir oranı ilk dejavularını 6 yaşında tecrübe ettiklerini söylese de, çoğu insan 10 yaşlarında yaşadıklarını bildiriyor. Çok küçük yaşlarda hangi hissin başka bir anıyı anımsatması ve hangi hissin konuştuğumuz güçlü yaşanmışlık hissi olduğunu ayırt etmek biraz daha zor olduğu için, dejavu hissini anlayabilmek de daha zor oluyor. Fakat her insan, hayatındaki en çok dejavuyu 15-25 yaşları arasında tecrübe ediyor. 25 yaşından sonra ise, devaju sıklığında çok ani bir düşüş yaşanıyor. Bir açıdan bakıldığında, dejavu sağlıklı bir şey olarak görünüyor. Çünkü neyin gerçek bir benzerlik, neyin ise anormal bir benzerlik hissi olduğunu ayırt edip, dejavu anlarımızı görmezden gelebilmemize (daha önce yaşamadığımızı anlayabilmemize) imkan sağlıyor. Belki de 25 yaşından sonra, bu anormal benzerlik hislerini daha zor ayırt edip onlara gerçekten inanmaya başlıyoruz. Olamaz mi?

Her şey tamam da, dejavu neden olur? Bu sorunun cevabı herkeste merak uyandırsa da, hala net bir cevabı yok! Laboratuvar ortamında dejavuyu araştırmak ve insanlarda dejavu hissini yaratmaya çalışmak deneysel olarak zor (mesela, dejavu hissi yaratmak için kullanılan bir teknik, insanların kulaklarına sıcak su fışkırtmak- ilginç, değil mi? :)). Fakat, gözlemsel deneyler (anketler, ya da farklı hastalık grupları ve dejavu arasında bağlantı kuran çalışmalar) dejavuyu daha fazla anlamamıza yardımcı oluyor. Mesela, dejavuyu çok sık yaşadığını rapor eden bir grup, temporal lob kaynaklı epilepsi hastaları. Temporal lob, beynimizde yeni hafıza depolayabilmek için ve de eski anılarımızı hatırlayabilmek için önemli olan bir bölge. Temporal lob kaynaklı epilepsi, epilepsi nöbeti esnasında gözlemlenen ve beyindeki istemsiz aktivasyon durumunun, temporal lobun aktivasyonu ile başlayan epilepsi türüne deniyor (aktivasyon, temporal lopta başlayıp domino taşları gibi başka beyin bölgelerini de aktive ediyor, hatta bazen tüm beyin hücreleri bile aktive olabiliyor). Çoğu temporal lob kaynaklı epilepsi hastası, tam da nöbet geçirmeden önce devaju yaşadıklarını bildirmiş. Bu da dejavunun büyük olasılıkla beynimizin temporal lobundan kaynaklı bir his olduğunu bize söylüyor. Fakat, hücresel ya da moleküler seviyede dejavunun neden kaynaklandığı henüz bilinmiyor. Kim bilir, belki ileride bilim insanı olmaya karar verirsiniz ve dejavunun neden olduğunu bize siz söylersiniz 🙂

Yazan
Kübra Gülmez Karaca

Düzenleyen
Atılgan Yılmaz

Referanslar

1. Teale J and O’Connor A (2015) What is Déjà vu?. Front. Young Minds. 3:1. doi: 10.3389/frym.2015.00001 makalesinden Türkçeye uyarlanmıştır.
2. http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_bts&view=bts&kategori1=veritbn&kelimesec=86819

Makalede kullanılan figür Designed by Freepik kaynağından modifiye edilmiştir.