Okuma süresi: 3 dk

Aşıların tarihine bakarsak gerçekten çok etkili olduklarını görürüz. Öyle ki birçok tehlikeli ve bulaşıcı hastalığı ortadan kaldırabiliyorlar. Ne var ki uzun süre bu hastalıklarla karşılaşmayınca ne kadar tehlikeli olduklarını unutuyoruz! Üzerine sağdan soldan duyduğumuz yanlış bilgiler de eklenince aşıya olan güvenimiz sarsılıyor.

Ebeveyn olarak en büyük görevimiz çocuklarımızı tehlikelerden korumak; bazen karanlıkta saklanan canavarlardan, bazen de hastalıklardan korumak… Onları birçok tehlikeli ve hatta ölümcül olan hastalığa karşı korumanın en etkili yolu ise aşı. Aşı yaptırmamak ya da geciktirmek hem bu hastalıklara yakalanma riskini hem de hastalığı başkalarına yayma riskini arttırır.

Bu yazıda, işte bu risklere dikkatinizi çekmek istedik [1].

Bazı ebeveynler, günümüzde aşı ile önlenebilir hastalıkların artık görülmediğine ve bu nedenle bir tehdit oluşturmadığına inanıyor. Bu maalesef doğru değil. Kızamık, çocuk felci, boğmaca, menenjit, kabakulak gibi bulaşıcı hastalıklar bazı ülkelerde halen yaygın olarak görülmekte. Ülkeler arası seyahatin oldukça kolaylaştığı günümüzde, eğer aşı ile korunma sağlamazsak bu hastalıkların ülkemize de yayılma ve salgın oluşturma riski var.

Örneğin, 2018 yılında Avrupa ve Amerika’da kızamık vakaları yükseliş gösterdi [2,3]. 2018’in sadece ilk yarısında 41,000 kişi kızamık oldu. Bu rakam, 2017’de görülen vaka sayısının iki katı. Fransa, İtalya, Yunanistan ve Romanya’da kızamık vakaları geçtiğimiz yıl içinde arttı. Aşılanma oranının yüksek olduğu ülkelerde ise neredeyse hiç vaka görülmedi. Fransa, Avrupa’da aşılanma oranının en az olduğu ülkelerden biri [4,5]. Salgından en çok bebekler yani aşı olmak için henüz yaşı çok küçük olanlar etkileniyor. Diğer büyük risk altında olanlar ise bağışıklık sistemi zayıf olan (kanser hastaları gibi) ve kronik sağlık problemleri olanlar. Bu çok üzücü, çünkü kızamık bildiğiniz gibi aşı ile önlenebilen bir hastalık!

Peki, “biz zaten aşılarımızı yaptırıyoruz, sorun yok” ya da “biz aşı yaptırmak istemiyoruz, kime ne” diyebilir miyiz? Maalesef, hayır! Çünkü aşıların bir topluluktaki salgınını durdurabilmesi o topluluğun yüzde kaçının aşılı olduğuna da bağlıdır (sürü bağışıklığı). Salgınlardan ilk önce etkilenecek kişiler aşılı olmayanlardır. Virüsler hasta edebilecek yeni bir kişi buldukları sürece yayılmaya devam eder. Az önce de bahsettiğimiz gibi, henüz yaşı aşı için çok küçük olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf olanlar, etraflarındaki kişilerin aşılı olması sayesinde korunur. Yani, aşı olup olmamak yalnızca kişisel bir tercih değildir.

Hazırlayan: Çiğdem Sevim Bayrak

Düzenleyen: Güney Akbalık

Kaynaklar:

[1] https://immunizebc.ca/what-you-need-know

[2] https://www.livescience.com/63951-anti-vaxxer-measles-outbreak-europe.html

[3] https://www.cdc.gov/measles/cases-outbreaks.html

[4] https://www.vaccinestoday.eu/stories/france-measles-outbreak-babies-hit-hardest/

[5] Larson, Heidi J., et al. “The state of vaccine confidence 2016: global insights through a 67-country survey.” EBioMedicine 12 (2016): 295-301.

Görsel: (Creative Commons CC0) https://pixabay.com/en/blog/posts/public-domain-images-what-is-allowed-and-what-is-4/